Sırbistan'da Çalışanların Yeni Odağı: Özerklik ve Bütünsel İyi Oluşun Yükselişi
Düzenleyen: Olha 12 Yo
Son dönemde yapılan araştırmalar, Sırbistan'daki iş gücünün beklentilerinde belirgin bir yön değişikliğini ortaya koymaktadır. Geleneksel yan haklar yerine, çalışanlar artık kişisel özerkliğe ve genel yaşam kalitesine öncelik vermektedir. Bu durum, iş gücünün işlerini bir yaşam bütününün parçası olarak görmesiyle, iş yapış biçimlerinin temelden dönüşümünü işaret etmektedir.

Esnek çalışma saatleri ve uzaktan çalışma olanakları, Sırp çalışanlar arasında en çok arzulanan avantajlar olmaya devam etmektedir. Bu talep, bireylerin kendi zamanları üzerinde daha fazla söz sahibi olma arzusunu ve iş ile özel hayat dengesini kurma ihtiyacını yansıtmaktadır. Klasik avantajlar olarak kabul edilen spor etkinlikleri veya sübvanse edilmiş eğitimler gibi imkanların cazibesi azalırken, çalışanlar işlerinin kendilerine daha geniş bir yaşam alanı sunmasını beklemektedir.
İş yerinde iyi oluş, artık verimliliğin temel bir ön koşulu olarak kabul edilmektedir. Ankete katılanların yüzde 95'i, stres ve düşük enerji gibi durumların performanslarını olumsuz etkilediğini belirtmektedir. Bu bulgu, sadece fiziksel sağlığın değil, aynı zamanda zihinsel ve duygusal dengenin de iş dünyasındaki önemini vurgulamaktadır. Çalışanlar, sembolik jestlerin ötesinde, kriz desteği ve psikolojik danışmanlık gibi sistemik destek mekanizmalarını talep etmektedirler.
İşverenler ve çalışanlar arasındaki güven dinamiği, özellikle uzaktan çalışma konusunda bir ayrışma sergilemektedir. Çalışanların yüzde 78'i yönetime güvendiğini ifade ederken, yöneticilerin yüzde 63'ü uzaktan çalışanlara yönelik çekincelerini korumaktadır. Bu güven açığı, iş dünyasının yeni çalışma modellerine adaptasyonunda bir eşik oluşturmaktadır. Esnekliği ekip içi bağlarla ve samimi iyi oluş desteğiyle dengeleyebilen kurumlar, yetenekleri elde tutma konusunda avantaj sağlayacaktır.
Sırbistan'daki bu değişim, sadece bir maaş pazarlığını değil, işin varoluşsal amacına dair daha derin bir sorgulamayı temsil etmektedir. Şirketlerin, çalışanlarının enerjisini ve zihinsel kapasitesini besleyen bir ortam yaratması, rekabet avantajının yeni ölçütü haline gelmiştir. Çalışanların yüzde 69'u tarafından algılanan ve 'bakım yıkama' (carewashing) olarak adlandırılan, yüzeysel ilgiyi yansıtan ve somut eylemi içermeyen durumlar, kurumların imajı ile sunduğu gerçeklik arasındaki uyumsuzluğun çalışan bağlılığını nasıl aşındırdığını göstermektedir.
215 Görüntülenme
Kaynaklar
Dnevni list Danas
Osiguranik.com
Politika
Infostud HR Lab
Bu konudaki diğer haberlere göz atın:
Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.



