Yapay Zeka Veri Merkezleri İçin Nükleer Enerjiye Yöneliyor

Düzenleyen: w w

Yapay Zeka Veri Merkezleri İçin Nükleer Enerjiye Yöneliyor

Yapay zeka (YZ) teknolojilerinin hızla gelişmesi, veri merkezlerinin enerji talebinde benzeri görülmemiş bir artışa yol açmaktadır. Bu durum, küresel enerji manzarasında önemli bir değişime neden olarak teknoloji devlerini geleneksel nükleer enerjiye yeniden yöneltmektedir. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tahminlerine göre, veri merkezlerinin küresel elektrik talebi 2030 yılına kadar iki kattan fazla artarak 2024'teki 415 terawatt-saatten (TWh) yaklaşık 945 TWh'ye ulaşacaktır. Bir zamanlar yaşlanan altyapı ve yüksek maliyet endişeleri nedeniyle gözden düşen nükleer enerji, günümüzde YZ'nin doymak bilmez enerji ihtiyacını karşılama potansiyeli nedeniyle yeniden canlanmaktadır. Özellikle hiperscale veri merkezleri, artık 1 gigawatt'a (GW) kadar yükleri kaldırabilecek şekilde tasarlanmaktadır; bu, on yıl öncesine kıyasla büyük bir sıçramadır. Örneğin, OpenAI, veri merkezlerinin en az beş gigawatt enerjiye ihtiyaç duyduğunu belirtmiştir. Bu devasa enerji ihtiyacını karşılamak için güvenilir ve yüksek kapasiteli bir enerji kaynağına olan ihtiyaç her zamankinden daha acil hale gelmiştir. Nükleer enerjinin düşük emisyonlu yapısı ve yüksek kapasite faktörü, onu bu artan talebe karşı cazip bir çözüm haline getirmektedir. Şu anda ABD nükleer enerjisi yaklaşık 95 GW kapasiteye sahiptir, bu da ülkenin toplam yıllık elektrik üretiminin yaklaşık %19-20'sini oluşturmakta ve %92,5'in üzerinde bir kapasite kullanım faktörüne sahiptir. ABD Enerji Bakanlığı'na göre, 2035 yılına kadar ABD'de elektrik talebi %15-20 oranında artacak ve veri merkezleri toplam hacmin %9'una kadarını tüketebilir.

Küçük Modüler Reaktörler (SMR'ler) ve Mikro Modüler Reaktörler (MMR'ler) gibi yeni nesil nükleer teknolojiler, daha hızlı lisanslama süreçleri, düşürülen maliyetler ve geliştirilmiş güvenlik özellikleri sunarak dağıtım için daha çekici hale gelmektedir. Bu teknolojiler, geleneksel reaktörlere kıyasla daha esnek, daha uygun maliyetli ve daha güvenli çözümler sunmakta ve YZ uygulamalarının yoğun enerji tüketimi göz önüne alındığında büyük bir avantaj sağlamaktadır.

Büyük teknoloji şirketleri, bu enerji zorluklarını aşmak için proaktif adımlar atmaktadır. Ekim 2024'te Amazon, Dominion Energy ve X-energy ile 5 GW nükleer enerji için ortaklık kurmuştur 2039 yılına kadar. Benzer şekilde, Google da Ekim 2024'te Kairos Power ile yedi adede kadar SMR için iş birliği yaparak ilk ünitenin 2030'a kadar faaliyete geçmesini hedeflemektedir, 2035 yılına kadar 500 MW'a ulaşmayı hedeflemektedir. Ayrıca Google, her biri 600 MW kapasiteli üç gelişmiş nükleer santral geliştirmek üzere Elementl Power ile bir anlaşma imzalamıştır ve bunlardan ilkinin 2030 yılına kadar devreye alınması beklenmektedir. Google ayrıca, şirket veri merkezleri için 50 MW elektrik sağlayacak olan Hermes 2 nükleer reaktörünü 2030 yılında Tennessee'de faaliyete geçirmeyi planlamaktadır. Microsoft ise Constellation Energy ile Eylül 2024'te yaptığı 20 yıllık anlaşma ile Three Mile Island santralini 2028'e kadar yeniden faaliyete geçirmeyi planlamaktadır, bu da yaklaşık 835 MW karbonsuz enerji ekleyecektir. Meta, örneğin, 2030'ların başına kadar bir ila dört gigawatt nükleer kapasite ekleme olasılığını araştırmaktadır. Bu girişimler, veri merkezleri için karbonsuz enerjiye doğru belirgin bir eğilimi göstermektedir.

Deloitte'un Nisan 2025 tarihli bir raporu, yeni nükleer kapasitenin 2035 yılına kadar veri merkezlerinin elektrik talebindeki öngörülen artışın yaklaşık %10'unu karşılayabileceğini öngörmektedir. Bu projeksiyon, önümüzdeki on yıl içinde yapılacak güçlü yatırımlara ve tasarım ile proje yönetimindeki inovasyonlara bağlıdır. Veri merkezlerinin enerji talebinin 2030 yılına kadar %160 artması beklenmektedir . BloombergNEF tahminlerine göre, 2035 yılına kadar yapay zeka destekli veri merkezleri, Almanya veya Fransa gibi ülkelerin enerji tüketimine eşdeğer olarak, dünya genelindeki toplam elektrik enerjisinin %4,4'üne kadarını tüketebilir. 2025 itibarıyla nükleer enerjinin, özellikle SMR'ler ve MMR'ler aracılığıyla, veri merkezlerinin enerji ihtiyaçları için umut verici bir çözüm olduğu görülmektedir. Teknoloji şirketlerinin artan yatırımlarıyla birlikte nükleer enerji, dijital ekonominin güç altyapısının temel taşlarından biri olmaya hazırlanmaktadır.

7 Görüntülenme

Kaynaklar

  • Bloomberg Business

  • Power Magazine

  • Data Center Frontier

  • Utility Dive

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.