İsviçre Bankacılık Sektörüne Halk Güveni, Lehman Öncesi Seviyelere Geriledi
Düzenleyen: user3@asd.asd user3@asd.asd
İsviçre bankacılık sektörüne yönelik kamuoyu güveni, 2025'in sonlarında yapılan bir anketle yüzde 53 gibi bir pozitif duyarlılık seviyesine geriledi. Gfs.bern tarafından İsviçre Bankalar Birliği (SBA) adına gerçekleştirilen bu ölçüm, ülkenin finansal istikrar algısında önemli bir kaymaya işaret ediyor. Bu yüzde 53'lük oran, küresel finansal krizin başlangıcı olan Lehman Brothers'ın çöküşünden hemen önceki döneme, yani 2007 yılındaki güven düzeyine denk gelmektedir.
Sektörün güven algısındaki bu düşüş, 2021'de COVID-19 pandemisine verilen başarılı yanıtın ardından yüzde 75'e ulaşan zirve noktasından bu yana süregelen kademeli bir erozyonu temsil etmektedir. Güvenilirlik algısındaki bu keskin düşüş, İsviçre toplumunun farklı kesimlerinde belirgin demografik ve politik ayrışmalarla kendini göstermektedir. Anket verileri, özellikle genç bireyler ve sol eğilimli seçmenlerin, finansal kurumlara yönelik güvensizliklerinin daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durum, finansal sistemin genel algısının, ekonomik belirsizlikler ve artan sosyal sorumluluk beklentileri bağlamında yeniden değerlendirildiğini göstermektedir.
Öte yandan, finansal piyasa uzmanlarının Temmuz 2025'te SBA için yaptığı bir ankete göre, 2025 yılı için ılımlı bir net gelir artışı beklenmekte, ancak faiz marjlarındaki sürekli baskı performans üzerinde ağırlık yaratmaya devam etmektedir. Sektördeki güven erozyonuna rağmen, İsviçre'nin küresel servet merkezindeki konumu korunmaktadır; 2024 itibarıyla 2,74 trilyon dolarlık yönetilen varlıkla dünyanın en büyük offshore servet merkezi olmayı sürdürmektedir.
Sektör liderleri, güveni yeniden tesis etme çabaları kapsamında şeffaflığı artırmayı hedefliyor. Julius Baer CEO'su Stefan Bollinger, Almanya, ABD ve Birleşik Krallık gibi merkezlerde mevcut olan, mesleki yükümlülüklerini ihlal eden bankacılar için kamuya açık bir sicil oluşturulması çağrısında bulundu. Bollinger, bu tür bir şeffaflık adımının, sistemin uzun vadeli faydasına olacağını ve sektörün itibarını güçlendireceğini belirtmektedir.
İsviçre bankacılık sektörünün genel güvenilirliği sorgulanırken, bankaların sürdürülebilirlik taahhütleri de mercek altına alınmıştır. 2025'te yapılan bir araştırmaya göre, katılımcıların yalnızca küçük bir çoğunluğu (yüzde 52'si), bankaların beş yıl öncesine göre daha sürdürülebilir davrandığına inanmaktadır; bu, 2022/2023'ten bu yana 15 puanlık bir düşüşe işaret etmektedir. Ayrıca, katılımcıların yaklaşık yüzde 75'i, finans kurumlarının sosyal sorumluluktan ziyade kâra daha fazla odaklandığını eleştirmektedir.
Bu yapısal zorluklara rağmen, İsviçre'nin güvenli liman statüsü Asyalı ultra zenginlerin jeopolitik riskler nedeniyle varlıklarını ülkeye kaydırmasıyla korunmaktadır. Bankacılık gizliliğinin aşınacağına dair uzun süreli öngörülere rağmen, uluslararası müşteriler için "Swissness" yani İsviçre kimliğinin istikrar ve öngörülebilirlik açısından hala kritik bir değer taşıdığı vurgulanmaktadır. Öte yandan, İsviçre Merkez Bankası'nın (SNB) 2025 Finansal İstikrar Raporu, UBS'nin öncülüğünde 2024'te karlılığın iyileştiğini belirtmekle birlikte, Credit Suisse'in entegrasyon maliyetlerinin UBS'in operasyonel karlılığını etkilemeye devam ettiğini vurgulamaktadır.
3 Görüntülenme
Kaynaklar
www.Bluewin.ch
SWI swissinfo.ch
Bluewin
Ticinonline
Associazione Svizzera dei Banchieri - Swiss Banking
Bu konudaki diğer haberlere göz atın:
Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.



