Sidney Terör Saldırısı ve Küresel İstikrarsızlık Bağlantısı: Jeopolitiğin Psikolojik Yükü
Düzenleyen: Olha 12 Yo
15 Aralık 2025'teki gelişmeler, artan jeopolitik sürtüşmenin küresel ölçekte toplumsal psikolojik esenlik ve yapısal güvenlik ile kesiştiği kritik bir noktayı gözler önüne seriyor. Bu dönem, eş zamanlı güvenlik uyarıları ve çeşitli uluslararası cephelerde süregelen diplomatik temaslarla tanımlanmaktadır.
Uluslararası ilginin en yoğunlaştığı nokta, Avustralya'nın Sidney kentinde, Hanuka kutlamaları sırasında Yahudi topluluklarını hedef almayı amaçlayan planlanmış bir terör saldırısı oldu. Avustralya makamları, hayatta kalan 24 yaşındaki şüphelinin, 14 Aralık'ta Bondi Plajı yakınlarında gerçekleşen ve 15 kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin yaralandığı saldırıyla bağlantılı olarak terörle ilişkili cinayet dahil 59 suçtan yargılandığını doğruladı. Bu trajedinin ortasında, Suriye doğumlu Ahmed Al Ahmed, bir silahlı saldırganı etkisiz hale getirip silahını alırken birden fazla kurşun yarası almasıyla kahraman olarak anıldı. Saldırıya tepki olarak, İrlanda'da An Garda Síochána devriyeleri ve Birleşik Krallık'ta Metropolitan Polisi'nin artan görünürlüğü dahil olmak üzere, birçok ülkede Yahudi toplulukları için güvenlik önlemleri sıkılaştırıldı.
Eş zamanlı olarak, bölgesel istikrarsızlık uluslararası incelemeyi sürdürüyor; özellikle Afganistan ve İran'ın stratejik konumu bu durumu belirginleştiriyor. İran'ın dini lideri, daha geniş çaplı bir istikrarsızlığı önlemek amacıyla Taliban'a destek verilmesi çağrısında bulunurken, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) Afgan gruptaki unsurlara silah ve patlayıcı sağladığına dair haberler de gündemde. Buna karşın, Taliban yönetimi, İran'ın ev sahipliği yaptığı bölgesel bir güvenlik toplantısını boykot etti. Pakistan'ın eski özel temsilcisi Asif Durrani, bu kararı bir 'siyasi olgunluk eksikliği' olarak nitelendirdi. Pakistan ise kendi içinde, Hayber Pahtunhva'daki militan unsurlara yönelik süregelen güvenlik operasyonlarıyla kendi iç güvenlik zorluklarının devam ettiğini gösteriyor.
Diplomatik çabalar, Orta Doğu'da gerilimi düşürmeye odaklanmış durumda; ABD ve Mısır arasındaki görüşmeler, İsrail ile Hamas arasında sürdürülebilir bir ateşkes anlaşması sağlamayı hedefliyor. Bu müzakereler, 10 Ekim'deki ilk aşamadaki esir takası anlaşmasını içeren daha geniş bir çerçevede yer alıyor. Ancak, Hamas'ın silahsızlandırılmasını ve uluslararası bir güvenlik gücünün konuşlandırılmasını içeren ikinci aşama durma noktasına geldi; üst düzey Hamas lideri Halid Meşal, silahsızlanmayı açıkça reddetti. Bu çıkmaz, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından daha önce onaylanan çerçeveyi tehdit ediyor.
Acil güvenlik krizlerinin ötesinde, süregelen çatışmaların yaygın psikolojik etkisi küresel bir tema olmaya devam ediyor. Araştırmalar, Ukrayna-Rusya durumu gibi devam eden çatışmalar ile artan psikolojik sıkıntı arasında bir korelasyon olduğunu doğruluyor; ABD ve Ukraynalı yetkililer arasındaki NATO genişlemesi ve Rusya'nın direnci hakkındaki tartışmalar sürüyor. Dahası, International SOS Risk Görünümü 2026 raporu, katılımcıların yüzde 47'sinin 2026 için belirsizliğin temel itici gücü olarak kalıcı jeopolitik gerilimleri gösterdiğini belirtiyor. Bu durum, birçok kuruluş için riski yönetmek amacıyla ayrılan kaynakların sabit kalması beklentisiyle birleşince, küresel çapta çalışanlar üzerindeki baskıyı artırıyor.
Balkanlar'da ise Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı, hüküm giymiş savaş suçlularını yüceltmeye yönelik eylemlere karşı mevcut yasaların uygulanmasının bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Bu tür eylemlerin, 1992-1995 Bosna Savaşı ve Srebrenitsa soykırımının ardından gelen uzlaşmayı engellediğini belirtti. Bu durum, Yüksek Temsilci Ofisi'nin (OHR) Temmuz 2021'de bu tür yüceltmeleri cezalandırmak için Ceza Kanunu'nda yaptığı değişikliklere rağmen milliyetçi söylemlerin kalıcılığını yansıtıyor. Bu birbiriyle bağlantılı küresel olaylar, uluslararası çatışmanın ruh sağlığı tartışmalarıyla ayrılmaz bir şekilde bağlı olduğu eğilimini ortaya koyuyor ve toplumsal dayanıklılığı artırmak için uluslararası hukuka ve işbirlikçi çerçevelere yönelik yenilenmiş bir taahhüt gerektiriyor; bu durum artık 'işletme ortamı' olarak nitelendiriliyor.
23 Görüntülenme
Kaynaklar
تابناک | TABNAK
SBS Persian
ویکیپدیا، دانشنامهٔ آزاد
اطلاعات روز
اطلاعات روز
تابناک | TABNAK
Bu konudaki diğer haberlere göz atın:
Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.



